Diş Çekimi

Diş çekimi, dişin ağız içinde korunmasının mümkün olmadığı veya diş hekiminin klinik değerlendirmesi sonucunda çekimin uygun görüldüğü durumlarda uygulanan diş hekimliği işlemidir. Diş çekimi kararı verilmeden önce dişin mevcut durumu, çevre dokularla ilişkisi ve alternatif tedavi seçenekleri değerlendirilmelidir.
Diş çekimi basit çekim veya cerrahi çekim şeklinde planlanabilir. Hangi yöntemin uygulanacağı; dişin ağız içindeki konumuna, kök yapısına, çürük veya kırık durumuna, enfeksiyon varlığına ve radyolojik değerlendirme sonuçlarına göre belirlenir.
Basit diş çekiminde, diş ağız içinde görünür durumdaysa ve çekim için uygun koşullar bulunuyorsa işlem lokal anestezi altında yapılabilir. Bazı durumlarda dişin çene kemiği içindeki konumu, kırık kök yapısı veya gömülü olması nedeniyle cerrahi çekim gerekebilir.
Dişler; derin çürük, travma, kırık, çatlak, ileri enfeksiyon, periodontal destek kaybı, gömülü kalma veya tedavi edilemeyecek düzeyde hasar görme gibi nedenlerle çekim açısından değerlendirilebilir.
Çocuklarda süt dişlerinin çekimi, daimi dişlerin sürme süreci ve çene gelişimi dikkate alınarak planlanmalıdır. Her süt dişinin çekilmesi gerekmez; çekim kararı diş hekimi muayenesi sonrasında verilmelidir.
20’lik dişler de bazı durumlarda çekim açısından değerlendirilebilir. Gömülü, yarı gömülü, çürük, enfekte veya komşu dişlere baskı yapan 20’lik dişlerde basit ya da cerrahi çekim planlanabilir.

Diş Çekimi Nasıl Yapılır?

Tedavi Detayları
Operasyon:Diş Çekimi
Prosedür:Dişin durumu değerlendirildikten sonra basit çekim veya cerrahi çekim planlanabilir.
Tedavi süresi:Dişin konumuna, kök yapısına, çekim yöntemine ve işlemin kapsamına göre değişir.
Anestezi:İşlem türüne göre lokal anestezi uygulanabilir; özel durumlarda sedasyon veya genel anestezi hekim tarafından değerlendirilebilir.
Ağrı:İşlem sırasında veya sonrasında hissedilecek durum kişiye ve uygulamanın kapsamına göre değişebilir.
Uygun Kişiler:Geri kazanılamayacak kadar kötü şekilde bir çürük ya da zarar olan kişiler.
Dikkat Edilmesi Gerekenler:Tahrişe neden olabilecek sıcak, acılı yiyeceklerden kaçının, 24 saat süre ile sigara içmeyin ve alkol almayın.

İşlem sonrası hekimin önerilerine uyulmalı, çekim bölgesi korunmalı, sıcak ve tahriş edici gıdalardan kaçınılmalı, sigara ve alkol kullanımı konusunda hekimin uyarıları dikkate alınmalıdır.
Diş çekimi öncesinde hastanın şikayetleri dinlenir, ağız içi muayene yapılır ve gerekli görülürse röntgen alınır. Bu değerlendirme ile dişin çekime uygun olup olmadığı, basit çekim mi yoksa cerrahi çekim mi gerektirdiği belirlenir.
İşlem öncesinde çekim yapılacak bölge lokal anestezi ile uyuşturulabilir. Anestezi yöntemi, işlemin kapsamına ve hastanın sağlık durumuna göre diş hekimi tarafından belirlenir.
Bazı gömülü dişler, cerrahi çekimler veya özel durumlarda sedasyon ya da genel anestezi seçenekleri değerlendirilebilir. Bu karar, hastanın durumu ve işlemin gerekliliklerine göre verilir.
Anestezi sonrasında diş hekimi, dişi çevre dokularla ilişkisinden ayırarak kontrollü şekilde çıkarır. Dişin kök yapısı veya kırık durumu nedeniyle bazı işlemlerde dişin parçalara ayrılarak çıkarılması gerekebilir.
Diş çekildikten sonra çekim bölgesi temizlenir ve kan pıhtısı oluşması beklenir. Kan pıhtısının korunması iyileşme süreci açısından önemlidir.
Diş hekimi, çekim bölgesine gazlı bez yerleştirerek hastadan belirli süre ısırmasını isteyebilir. Bazı çekimlerde dikiş uygulanabilir. Kullanılan dikiş materyaline göre dikişler kendiliğinden eriyebilir veya kontrol randevusunda alınabilir.

Diş Çekimi İçin Hangi Doktora Gidilir?

Diş çekimi her diş problemi için ilk seçenek değildir. Öncelikle dişin dolgu, kanal tedavisi, kron, periodontal tedavi veya farklı yöntemlerle korunup korunamayacağı değerlendirilmelidir.
Aşağıdaki durumlarda diş çekimi gündeme gelebilir:
Derin çürük nedeniyle dişin tedavi edilemeyecek durumda olması,
Travma veya kırık nedeniyle dişin ağızda tutulmasının mümkün olmaması,
İleri periodontal hastalık nedeniyle dişte belirgin hareketlilik bulunması,
Tekrarlayan enfeksiyon veya apse oluşması,
Gömülü veya yarı gömülü dişlerin çevre dokulara sorun oluşturması,
Ortodontik veya protetik tedavi planlamasında çekimin gerekli görülmesi,
20’lik dişlerin çürük, enfeksiyon, bası veya gömülü kalma nedeniyle değerlendirilmesi.
Bu durumların varlığı tek başına çekim kararı anlamına gelmez. Kesin karar diş hekimi muayenesi ve gerekli görüntüleme değerlendirmeleri sonrasında verilmelidir.

İzmir Diş Çekimi Fiyatları Ne Kadardır?

Diş çekimi fiyatları; dişin konumuna, basit veya cerrahi çekim gerekip gerekmediğine, röntgen ve görüntüleme ihtiyacına, anestezi yöntemine, dikiş gerekliliğine ve ek tedavi ihtiyacına göre değişebilir.
20’lik diş çekimi, gömülü diş çekimi, kırık kök çekimi veya cerrahi çekim gibi işlemler farklı tedavi planları gerektirebilir.
Herkes için geçerli tek bir fiyat bilgisi vermek doğru değildir. Kesin ücret bilgisi, diş hekimi muayenesi ve tedavi planlaması sonrasında mevzuata uygun şekilde hastaya bildirilebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Diş çekimini gerektiren durumlar genelde diş köküne kadar ulaşmış olan diş çürükleri ya da enfeksiyonlu dişlerdir. Her iki durumda da hastanın dayanılmaz şiddette bir diş ağrısı yaşaması oldukça muhtemel bir durumdur.

Diş çekimi uygulamasını gerektiren dişler genelde kendilerini bu özellikleri ile bariz bir şekilde belli ederler. Bunun yanı sıra enfeksiyonlu, yani apseli dişler hastanın rahatsız bölgesinde gözle görülür oranda şişmelere sebep olabilir. Şişmeler hastanın ağrı ataklarının şiddetini ve sıklığını bir hayli artırabilir. Bu hastaların apseli dişleri, yani enfeksiyonları öncelikle antibiyotik gibi tedaviler yardımı ile hafifletilmelidir. Sonrasında enfeksiyon yeteri kadar hafiflediğinde hastanın dişi çekilmeye hazırdır.

Bunun yanı sıra hastanın eğer var ise gömülü ya da yarı gömülü dişlerinin de genelde çekilmesi gerekir. Bu dişler çekilmedikleri takdirde apseli dişler ile benzer bir şekilde dayanılmaz ağrılara sebep olacakları gibi bir de ileri dönemde daha ciddi sağlık problemlerine neden olabilirler. Apseli ve çürük dişler de benzer olarak tedavi edilmedikleri takdirde çok ciddi sağlık sorunlarına neden olmaları ile bilinirler.

Diş çekimi genelde dişin çürük, enfeksiyon ya da buna benzer problemler olduğunda başvurulan bir yöntemdir. Eğer dişteki çürük diş köküne kadar nüfus etmiş ise diş çekilir. Buna karşın apse yapan dişlerin de genelde çekilmesi gerekir. Hastanın diş problemi diş tedavisine yanıt vermiyor ve üzerine bir de sallanıyor ise genelde bu dişin çekilme vakti gelmiş demektir.

Apseli bir dişe sahip olan bir hastanın bu durumu anlaması oldukça kolay olacaktır. Apseli dişlerin en yaygın belirtileri yoğun ve şiddetli ağrılardır. Bu ağrılar hastayı, özellikle de tedavi gecikir ise oldukça rahatsız edecek ve yaşam kalitesini bir hayli aşağı çekecektir. Bunun yanında apseli dişlerin yaygın olarak şişmelere neden olduğu bilinir. Hastanın apseli dişinin etrafındaki bölge enfeksiyon nedeni ile gözle görülür oranda şişecektir.

Eğer hastanın çekilmesi gereken bir dişi çekilmez ise bu hastada ileri evrede daha büyük sağlık sorunlarına neden olacaktır. Diş çekim işlemleri genelde çürük, enfeksiyonlu ya da buna benzer artık onarılamayacak kadar zarar görmüş olan dişler için uygulanan bir tedavi biçimidir. Bu dişler çekilmedikleri takdirde çürük ya da enfeksiyon hastanın diğer dişlerine ve hatta başka organlarına kadar yayılabilir.

Apseli dişlerine antibiyotik almadan çekilmesi günümüz tıp teknolojileri dahilinde mümkün değildir. Bu dişler, diş çekimi öncesi bir takım antibiyotik tedavileri ile iltihaplardan olabildiğinde arındırılır. Diş etinde iltihap neden ile oluşan şişlik yeteri kadar indiğinde hastanın diş çekim işlemi sağlıklı bir biçimde uygulanabilir. Apseli olmayan dişlerin çekiminde antibiyotik tedavisine ihtiyaç duyulmaz.

Yetişkinlik döneminde hastaların kemik yapımları kemik yıkımlarına karşı olan üstünlüklerini kaybedeceğinden, özellikle 25 yaşından sonra diş bakımı ve korumasının önemi daha da artar. Diş bakımı ve koruması için hastaların öncelikle dişlerini düzenli olarak fırçalamaları gerekir. Sağlıklı dişler için dişlerin günde sabah ve akşam olmak üzere en az iki kez fırçalanmaları gerekir. Bu işlem için seçilen diş macunu ve diş fırçası da hastanın diş sağlığı için önemli bir rol teşkil eder.

Yetişkinlerde diş ve diş eti sağlığının etkili bir biçimde korunması için diş fırçalama işlemlerinde genelde yumuşak uçlu diş fırçaları kullanmaları tavsiye edilir. Dişler 45 derecelik bir açı ile yukarı aşağı hareketlerle fırçalanmalıdır. Her bir dişin ön ve arka yüzeylerinin fırçalandığına emin olunmalıdır. Özellikle daha yaşlı grupta yer alan hastalara diş fırçalama işlemi sonrası bir dil temizleyici yardımı ile dillerini de temizlemeleri önerilir. Bunun yanında diş taşı, yani tartar ve plak oluşumunu önlemek için diş ipi kullanımı da oldukça büyük bir önem teşkil eder.

Bunun yanında diş sağlığı için oldukça zararlı olduğu bilinen şeker ürünlerinin tüketiminin minimuma indirilmesi gereklidir. Aşırı çay, kahve ya da aşırı sigara tüketimi de diş sağlığına ciddi anlamda zarar veren etmenler arasında bulunur. Yetişkinlik döneminde olan hastaların diş sağlıklarını korumak için bu gibi yiyecek, içeceklerden, sigara kullanımından uzak durmaları ve 6 ayda bir düzenli diş muayenesi yaptırmaları gerekir.

Günümüzde hali hazırda yapılan son düzenlemelere göre diş çekim işlemleri SGK ile sigorta dahilinde uygulanabilen işlemlerdir. Diş çekim işlemleri hem özel hastanelerde, hem şahsi kliniklerde hem de devlet hastanelerinde son derece etkili ve kolay bir biçimde uygulayabilmektedirler. Hastalar diş çekim işlemlerini anlaşmalı bir sağlık kuruluşu üzerinden gerçekleştirirler ise SGK bu hastanın sağlık giderlerinin tümünü karşılayacaktır.

Diş çekim işlemleri son derece kapsamlı ya da küçük çapta işlemler olabilmek ile birlikte bu işlemlerin süresi işlemden işleme değişim gösterebilir. Genelde çok fazla vakit almayan basit diş çekim işlemleri hızlı bir lokal anestezi ve çekim işlemi ile kolaylıkla çekilebilirler. Bu en fazla 30 dakika kadar vakit alacaktır. Ancak cerrahi diş çekimleri bundan çok daha uzun süre gerektirebilirler.

Diş çekimi sonrası hastaların iyileşme süreleri hastadan hastaya, çekim işleminin doğasına göre değişim gösterebilir. Basit diş çekimi işlemlerinde hastalar genelde ortalama 1 hafta ya da 2 haftalık bir sürenin sonucunda tamamı ile iyileşmiş olurlar. Buna karşın daha ciddi yapıda olan cerrahi diş çekim işlemlerinin iyileşme süreleri daha fazla vakit alabilir.

Yarısı kırık dişlerin çekimi parçalı çekim adı verilen bir yöntem ile yapılır. Bu yöntem özünde basit bir diş çekiminden farklı değildir. Parçalı diş çekimlerinde hasta çekim öncesi bir takım kontrollerden geçirilir. Bu kontrollerde hastaya genelde röntgen çekilir. Hastanın röntgen grafilerinden parçalanmış dişi detaylı bir şekilde incelenir ve dişin nasıl çekileceği planlanır. Planlama sonrası hastaya lokal anestezi uygulanır ve kırık diş kolaylıkla çekilir.

Diş çekimi sonrası dönem, iyileşme sürecinin hızlı ve komplikasyonsuz geçmesi için önemlidir. İşlem sonrasında ilk 24 saat boyunca ağır fiziksel aktivitelerden kaçınmak, sıcak içecekler ve yiyecekler tüketmemek ve çekim bölgesini irrite edecek hareketlerden (örneğin, dil ile bölgeyi oynamak) uzak durmak gerekir. Ayrıca, doktorun önerdiği ağrı kesicileri almak ve verilen ağız bakım talimatlarına uymak iyileşmeyi destekler. Kanama durduktan sonra yumuşak gıdalarla beslenmeye başlamak ve çekim alanına baskı uygulamamak önemlidir.

Diş çekimi sonrası enfeksiyon riski, steril olmayan koşullarda işlem yapılması veya hastanın sonrasında yeterli ağız hijyenine dikkat etmemesi durumunda mevcuttur. Enfeksiyon belirtileri arasında çekim bölgesinde artan ağrı, şişlik, kızarıklık ve bazen ateş yer alabilir. Bu tür belirtiler fark edildiğinde hemen diş hekimine başvurulmalıdır. Diş hekimi, enfeksiyonun tedavisi için gerekli antibiyotikleri reçete edebilir ve gerekirse bölgeyi temizleyebilir.

Diş çekimi sonrası iyileşme süresi, çekilen dişin konumu ve işlemin karmaşıklığına bağlı olarak değişiklik gösterir. Genellikle, basit çekimlerden sonra iyileşme süreci birkaç gün ile bir hafta arasında sürerken, cerrahi müdahale gerektiren daha karmaşık vakalar için iyileşme süresi birkaç haftaya kadar uzayabilir. Tam iyileşme ve çekim bölgesindeki dokuların normal sağlık durumuna dönmesi ise birkaç ayı bulabilir. Bu süreçte, hekimin önerdiği ağız bakımı ve kontrol randevularına dikkat etmek, iyileşmeyi olumlu yönde etkiler.